11 5 / 2013
Uğurlar Olsun İnönü Stadyumu.
Eski Mithatpaşa şimdiki İnönü Stadyumu. Belki de dünyanın en güzel konumlandırılmış stadyumu. Birçok anıyı barındıyor her birimizde.
ilk stadyum konseri Bryan Adams orada olmuştu. 30 bin kişi bir ev kapısından saha içine girmişti. ve 1993 o muhteşem konser senesi. Guns N’ Roses, Metallica, Bon Jovi, Scorpions, Madonna ve Micheal Jackson Konserleri. Kan ter içinde gürül gürül bağıran Aziz James Hetfield’ı yakından görmenin inanılmaz mutluluğu. Brian May’in çınlayan gitar soloları..Herkes sabahlamıştı heyecandan o sırayı aşıp içeri girdiğinde hoplaya zıplaya sahne önünekoşturmamız.. Parası daha fazla olanın en önde olduğu konserler değildi. O zamanlar hayat daha adaletli denebilir. Ve Big Four senesi. Ses düzeni berbat olsa da Volbeat’i Stone Sour ve Alice in Chains’i canlı görmek muhteşem bir deneyimdi. Hele Manowar’ın herkesi sevince boğan ‘Kimin İçin Geldiniz?’ sorusu. Tabii ki bu stada güzel maçlar izlemeye konserlere ortak olmaya gelmiştik!
Eskiden bu kadar fanatizm yoktu. Herkes kendi takımı dışındaki maçlara keyif almak için giderdi.
Beşiktaş’ın bir maçında babamın içeri gizlice soktuğu o gün batımında yediğimiz, kabuklarını cebimize tıkıştırdığımız, mandalinalar. Gümüşsuyu’ndan sessizce maç sonrası Taksim’e hiç küfürlü konuşmadan omuz atmadan yürüyen taraftarlar. Maç günü Stadyum çevresinden yükselen köfte kokuları. (O köfteler maç sonrası ne lezzetli görünürdü)Kolum kırık ve alçıda deli gibi yağan bir yağmurda Feyyaz Uçar’ın golüyle mağlup olan Dinamo Zagreb. Scifo Mehmet’in üç gol attığı Malatyaspor maçı.
Eskiden soyunma odaları sokak gibi olurdu çatık kaşlı özel güvenlikçiler yerine gevşek polisler vardı. Aldığım Poison ‘Open up and say Ah!’ kasedine el koyan polisin çıkışta gel al dediği kaset. Ve saf çocuk halimle soyunma odalarında polisi aramam maç sonrasında. Tabii ki yok olan kaset. Hiç unutmam Kapalı’da bir kapı vardı soyunma odasına inerdi. Ve Sarıyer’in dört büyüklere kafa tuttuğu yıllardı. Şeytan Rıdvan. Sarı Fırtına Metin, Ali Gültekin, Rıza Çalımbay, Gordon Milne, Ulvi, Kadir…O yıllarda herkes ezbere bilirdi Beşiktaş’ın onbirini.
Sonra o kaliteli futbolculardan oluşan futbol ortamı şu anda kalitesiz medyanın ve garip egolu yöneticilerin sayesinde çok seviyesiz ve basit bir ortama dönüşmüş durumda. Vedat Okyar’ın, Kazım Kanat’ın, Cenk Koray’ın bu vedada olmasını çok isterdim.
Bu stadyum Beşiktaş’ın değil herkesin stadyumuydu. Herkes birbirini alkışlardı. Şimdiki gibi yok alkışladın kim beni alkışlayacak tartışmaları yaşanmıyordu. Stadlarda adaletli bir dağılım vardı. Seyirci sayısı yarı yarıyaydı. Sabahtan tatlı atışmalar başlardı. Beşiktaş’ı Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadında umarım ağırlarız.
Eski Mithatpaşa Stadı şimdiki Bjk İnönü Stadyumu anıları ile bir yolculuğa çıkıyor. Saat kulesinde saatler 9.45 i gösterdiğinde stadyum sessizliğe gömülecek. Uğurlar olsun.
06 3 / 2013
Baroness’in solisti ve aynı zamanda müthiş grafik sanatçısı ve illüstrator olan John Dyer Baizley’ın işlerini görmek isteyenler için http://aperfectmonster.com/gallery/covers/
03 3 / 2013
03 3 / 2013
9/9/9 Metal/Rock evreninde Mart ayı çok ama çok bereketli. Kvelertak/Meir/9, Clutch /Earth Rocker/9, Killswitch Engage/Disarm The Descent/9.
03 3 / 2013










